İnsanoğlunun "top" ile oynamaya başlamasının
tarihi çok eskilere dayanıyor. Mısır'da mezarlardaki duvar resimlerinde
ayakla top oynayan insan figürlerine rastlanmıştır. Hatta bu zamandan
kalma, 7.5 cm çapında deri veya ketenden yapılmış toplar 2500 yıl önceden
günümüze kadar ulaşmıştır ve kimi müzelerde sergilenmektedir. Homeros da "Odiesa"da
top oyunlarından bahseder. M.Ö 2500 yıllarında da Çin'de yere dikilmiş iki
mızrak arasından bir topu tekmelemek suretiyle geçirmeye çalışarak talim
yapıldığı bilinmektedir.
Orta Asya Türklerinin de kız ve erkeklerden kurulu karma takımlarla, topa
elle dokunmadan, sadece ayak ve kafa ile vurularak rakip kaleden içeri
atmaya çalışarak bir oyun oynadıklari kaynaklarda yer alıyor. İçlerinde
Kaşgarlı Mahmut'un da bulundugu pek çok tarihçinin kitaplarında da
Türklerin oynadığı "Tepük" isimli bir oyundan bahsedilir. Bu oyunun
söylenen kuralları günümüz futbolununkilere oldukça benzer. Elle oynamak
yasaktır, faullü hareketler tespit edilmiştir, top oyun alanının dışına
çıkamaz...
Futbol tarih boyunca hemen hemen bütün medeniyetlerde benzer biçimlerde
boy gösterdikten sonra bugünkü haline en yakin şeklini 17. yüzyılda
İngiltere'de almıştır. Daha sonraki gelişimi ise şöyle gösterilebilir:
1841 - Futbol topunun tam bir küre biçiminde olmasının kabulü
1848 - "Cambridge kuralları" adı altında futbol kuralları toplanmış ve bu
kurallarla ilk futbol maçı Cambridge'de ögrenciler arasında ilk futbol
maçının oynanması.
1855 - Bir İngiliz takımının ilk kez yurt dışına çıkarak futbol oynaması
ve böylece Almanya'da futbolun temelini atması
1857 - İngiltere'de ilk futbol kulübü Sheffield Club'in kurulması.
1863 - İngiltere Futbol Federasyonu'nun ve böylece modern futbolun doğuşu.
1870 - Portekiz'de oturan İngilizlerin burada futbolu yaymaya başlamaları.
1871 - "Kral Kupası" veya "İngiltere Federasyon Kupası" nın başlaması
1872 - "İngiltere-Iskoçya" : ilk milli maç.
1875 - Kalelere üst direk konulması ve topa kafayla vurulmasına izin
verilmesi
1876 - Korner kuralının kabulü
1879 - Glasgow'dan Darwen'e para teklifiyle futbolcu getirilerek
profesyonellik yolunun açılması.
1882 - Futbol kurallarında değişiklik yapmaya yetkili "International
Board"un kurulması
1885 - Profesyonelliğin İngiltere'de resmen kabulü
1886 - Ofsayt kuralının kabulü
1889 - Danimarka ve Hollanda'da futbol federasyonlarının kurulması
1890 - Futbol maçlarında tam yetkinin hakemlere verilmesi
1891 - Penaltının kabulü
1893 - Amerika'da ilk futbol federasyonunun Arjantin'de kurulması
1895 - İngiltere'de bayanların ilk futbol maçını oynaması
1899 - Sürenin 90 dakika, ölçülerin 118.4 x 91.4 olarak belirlenmesi
1901 - Sheffield United - Tottenham Hotspur federasyon kupası finalini
110.802 kişinin izlemesi.
1902 - İngiltere dışında oynanan ilk milli maçta Avusturya'nın
Macaristan'ı 5-0 yenişi.
1903 - Averajın kabulü
1904 - Belçika, Fransa, Danimarka, Hollanda, İspanya, İsveç, İsviçre'nin
FIFA'yı kurması
1906 - Kıtalar arasi ilk milli maçta Güney Afrika'nın Brezilya'yı
Brezilya'da 5-0 yenişi.
1907 - Kendi sahasında bulunan bir futbolcunun ofsayt sayılmamasının
kabulü
1908 - Londra Olimpiyat Oyunları'nda futbolun ilk kez olimpiyat
oyunlarında yer alması.
TÜRKİYE'DE FUTBOL
Modern futbolun İngiltere'den çıkarak yayılması sırasında Osmanlı
İmparatorluğu'nun belli başlı ticaret limanlarındaki kentlere yerleşen
İngilizler futbolu ülkemize sokan kişiler olmuşlardır. İstanbul, İzmir,
Selanik futbolun oynandığı ilk 3 şehir olmuştur. Buralarda İngilizler
futbol oynarken Rumlar da onlara katılmışlar ve hem futbol oynayanlar hem
de takımlar önemli sayıda artmıştır. Osmanlı topraklarında ilk futbol
maçının 1875'te Selanik'te oynandığı bilinmektedir. 1877 yılında ise
İzmir'in Bornova çayırlarında futbol maçları yapılmıştır. Ancak, bu
sıralarda Müslüman gençlerin futbol oynamaları hoş karşılanmayacağı için
Türklerin futbol oynamaları için biraz daha süre geçmesi gerekmiştir.
İzmir'de ilk futbol kulübü 1894 yılında İngilizler tarafındanFootball Club
Smyrnakurulmuş ve adı "Football Club Smyrna" olmuştur. İstanbul'da futbol
oynanmaya başlanması ise ancak 1895 yılında Kadıköy ve Moda'da olmuştur.
İzmir'den İstanbul'a göçen İngilizler burada futbol oynamışlardır.
Buradaki Rumlar da futbola merak salmışlardır ve futbol İstanbul'da çok
büyük bir hızla yayılmıştır. 1897, 1898, 1899, 1904 yıllarında İzmir
karması ve İstanbul karması 4 maç oynamışlar ve bunların tümünü İzmir
karması kazanmıştır. 1906 yılında Atina'da düzenlenen "Ara Olimpiyat"ta
İzmir karması ve Selanik karması yer almıştır. İzmir karması bu turnuvada
2., Selanik karması da 3. olmuştur. İzmir karması İngilizlerden, Selanik
karması ise Rumlardan oluşuyordu.
TÜRKLERIN FUTBOL OYNAMASI
Futbol oynayan ilk Türk 1898 yılında İzmir'de İngilizlerle beraber futbol
oynayan Selim Sırrı Tarcan olmuştur. Ancak kendisine "İlk Türk futbolcusu"
diyemeyiz. İlk Turk futbolcusu Fuat Hüsnü Bey'dir. İstanbul'da futbolu
İngilizlerden görerek merak salan Fuat Hüsnü Bey, daha sonra arkadaşlarını
ikna ederek ilk Türk futbol takımını kurmuştur. "Black Stocking" adı alan
takım Rumlarla bir maç yapmış ve bu maçı 5-1 kaybetmiştir. Kaçabilenler
kaçmış, kaçamayanlar yakalanmıştır ve böylece ilk Türk futbol takımının
ömrü uzun olmamıştır. Fuat Hüsnü Bey daha sonra İngilizlerin kurduğu
Kadıköy takımında "Bobby" takma adıyla oynamıştır.
TÜRK FUTBOLUNDA İLK KULÜPLER
"Black Stocking" takımının başarısızlığından sonra Türkler uzun süre
futbol oynayamamışlardır. Ancak, kimse de bu oyunun cazibesinden
kendilerini kurtaramamışlardı. Türkiye'de kurulan kulüplerin hemen hemen
hepsi futbol kulübü olarak kurulmuştur. Bir önemli istisna "Beşiktaş
Jimnastik Kulübü"dür. İlk futbol kulübü ise "Galatasaray"dır.
İSTANBUL KULÜPLERİ :
FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜFenerbahçe-1956
1907'de Kadıköy'de kurulmuştur. İlk olarak Sarı-Beyaz renkleri seçen
Fenerbahçe daha sonra Sarı-Lacivert renkleri kullanmıştır. 1908-1909
sezonunda İstanbul Ligine katılan Fenerbahçe ilk şampiyonluğunu 1911-1912
sezonunda kazanmıştır. İşgal yıllarında düşman askerlerin takımlarına
karşı aldığı başarılarla gönüllerde taht kuran Fenerbahçe Galatasaray'la
birlikte en çok taraftara sahip iki takımdan biri olmuştur.
GALATASARAY SPOR KULÜBÜ
Mekteb-i Sultani (Galatasaray Lisesi) ögrencileri tarafindan 1905'te
kurulmuştur. İlk başlarda Kırmızı-Beyaz renkleri seçen Galatasaray, daha
sonra Sarı-Siyah ve son olarak da Sarı-Kırmızı renklerle sahaya çıkmıştır.
İlk maçını Barhau İngiliz gemisiyle yapan Galatasaray 1906-1907 sezonunda
İstanbul Futbol Ligine katılmıştır. 1908-1909 sezonunda da bu ligde
şampiyon olmuştur. 1911 yılında Romanya ve Macaristan'a giderık yurt
dışında Türk futbolunu temsil eden ilk takım olmuştur. Bükreş'te Bükreş
karmasını 11-1 yenmiştir.
BEŞİKTAŞ JİMNASTİK KULÜBÜ
1903 yılında "Beşiktaş Bereket Jimnastik Kulübü" adıyla kuruldu. Barfiks,
paralel, halter, güreş, boks ve aletli jimnastik, eskrim dallarında
faaliyet göstermişlerdir. Bir süre sonra adı "Beşiktaş Osmanlı Jimnastik
Kulübü" olmuştur. Futbolun oynanması ise 1910'lu yıllarda başlamıştır.
Önceleri Kırmızı-Beyaz olan renkleri daha sonra Siyah-Beyaz olarak
değiştirilmiştir. Çeşitli dallarda büyük başarılar kazanmasına rağmen
Beşiktaş futbolda 1920'li yıllarda aldığı seri başarılarla adını
duyurmuştur.
KADIKÖY FUTBOL KULÜBÜ
İngilizlerin kurduğu Kadıköy, İstanbul'un ilk futbol kulübüdür. 1905-1906
ve 1906-1907 yıllarında İstanbul Liginde şampiyon olmuştur.
MODA FUTBOL KULÜBÜ
1903 yılında İngilizlerce kurulmuş, 1907-1908'de şampiyon olmuştur.
ELPIS FUTBOL KULÜBÜ
1904 yılında Kadıköylü Rumlar tarafından kurulmuş, ligde hiç bir zaman
başarılı olamamıştır. IMOGENE FUTBOL TAKIMI İngilizlerin aynı adı taşıyan
gezi gemisinin mürettebatının oluşturduğu bir takımdı. 1904-1905 şampiyonu
oldu.
TATAVLA HERAKLIS JIMNASTIK KULÜBÜ
1896 yılında önceleri jimnastik, atletizm, güreş dallarında faaliyet
göstermek üzere kurulmuştur, 1910'lu yılların sonunda futbol da oynanmaya
başlanmıştı. Halen "Kurtuluş Gençlik Kulübü" olarak faaliyetini
sürdürmektedir.
ANADOLU SPOR KULÜBÜ
1908 yılında Burhan Felek ve arkadaşlarının girişimiyle kurulmuştu. Halen
faaliyetlerini sürdürmektedir.
VEFA TERBİYE-İ BEDENİYYE KULÜBÜ
1908'de, üç takımın birleşmesiyle oluşan kulüp İstanbul'un belli başlı
kulüplerinden biri olmuştur.
BEYKOZ ZİNDELER İDMAN YURDU
Beykoz Sark İdman Yurdu ve Beykoz Zindeler Yurdu'nun birleşmesiyle oluşan
kulüp, uzun yıllar başarılar kazanmıştır.
SÜLEYMANİYE TERBİYE-İ BEDENİYE KULÜBÜ
1911 yılında kurulmuştur.
ANADOLUHİSARI İDMAN YURDU
1912 yılında kurulmuştur.
HİLAL SPOR KULÜBÜ
1912 yılında kurulmuştur.
TELEFONCULAR
İstanbul Telefon Şirketinin İngiliz teknisyen ve işçileri 1912'de
kurmuştur, 1914'te harp hali nedeniyle hükümetçe kapatılmıştır.
ALTINORDU İDMAN YURDU
1910 yılında Galatasaray'a kardeş kulüp olarak kurulan Progress
International, 1914 yılında bu adı almıştır. Dahiliye Naziri'ni başkanlığa
getirerek hem mali destek sağlamış hem de hükümetten destek alarak cepheye
asker yollamayan tek kulüp olmuştur. Mali yönden kuvvetlenince yaptığı
transferlerle İstanbul liginde şampiyonluk da kazanmıştır.
PERA SPOR KULÜBÜ
1914 yılında bir Rum kulübü olarak kurulmuştur. Kurtuluş Savaşı sonunda
kaçmayan Rumlar "Beyoğluspor" adıyla kulübün yaşamını sürdürmüşlerdir.
İTTİHAT SPOR KULÜBÜ
1920'de Altınordu'dan ayrılanlar tarafından kurulmuştur. Ömrü pek uzun
olmamıştır.
DARÜŞŞAFAKA
Darüşşafaka Lisesi öğrencileri tarafından kurulmuştur.
BEYLERBEYİ SPOR KULÜBÜ
1919 yılında kurulmuştur.
MAKABİ SPOR KULÜBÜ
1913 yılında Museviler tarafından kurulmuştur. 1930'lu yılların sonunda
faaliyetini bitirmiştir.
EYÜP SPOR KULÜBÜ
1917'de kurulmuştur. Halen faaliyetlerini sürdürmektedir.
KASIMPAŞA SPOR KULÜBÜ
1921'de kurulmuştur. Halen faaliyetlerini sürdürmektedir.
TOPKAPI İDMAN YURDU
1921'de kurulmuştur.
ARMSTRONG-VICKERS
1912'de aynı adlı İngiliz firmasının memur, teknisyen ve işçileri
tarafından kurulmuştur. 1914'te hükümetçe kapatılmıştır.
TÜRK İDMAN OCAGI
1912'de kurulmuştur. 1.Dünya Savaşı sırasında kapanmıştır.
SARIYER SPOR KULÜBÜ
1923'te kurulmuştur.
İSTANBUL SPOR KULÜBÜ
İstanbul Erkek Lisesi öğrencileri tarafşndan 1926'da kurulmuştur.
KARAGÜMRÜK SPOR KULÜBÜ
1926'da kurulmuştur. Halen faaliyetini sürdüren kulüp büyük başarılar
kazanmıştır.
FERİKÖY SPOR KULÜBÜ
1927'de kuruldu.
GÜNEŞ SPOR KULÜBÜ
1923'te çok güçlü futbolcularla kurulan kulüp 10 yıldan fazla bir süre
varlığını sürdürdü.
İZMİR KULÜPLERİ
KARŞIYAKA SPOR KULÜBÜ
1912 yılında "Karşıyaka Terbiye-i Bedeniyye Kulübü" adıyla kuruldu.
İzmir'in işgali sırasında tüm İzmir takımları gibi faaliyetini bir süre
kestikten sonra yeniden canlanan Karşıyaka , öncelikle "Karşıyaka
Gençlerbirliği" , daha sonra "Karşıyaka Spor Kulübü" adlarını aldı. 'K' ,
'S' , 'K' harflerinin eski dilde okunuşlarından oluşan "KAF-SİN-KAF"
sözüyle ölümsüzleşti ve Türk futbolunun en başarılı kulüplerinden oldu.
ALTAY SPOR KULÜBÜ
1914'te "Hilal" adıyla kuruldu. Kısa süre sonra "Altay" adını aldı. İşgal
sırasında faaliyetlerine ara verdikten sonra yeniden çok güçlü bir şekilde
futbola başlayan Altay, 1923-1924 sezonunda ilk İzmir Futbol Ligi'nin
şampiyonluğunu kazandı. Daha sonraki yıllarda da başarılarına devam eden
Altay 1. Profesyonel Futbol Ligi'nde 3 büyüklerden sonra en çok kalan
takım ünvanına sahiptir. 2. lige düştüğü 2 sezonda da hemen o sene 2.lig
sampiyonluğunu kazanarak 1. lige dönmüştür.
İZMİR İDMAN YURDU
1919'da Yunan işgali sırasında işgalcilere karşı bır hırsla kurulan kulüp,
Rum takımlarına karşı aldığı başarılarla adını duyurmuştur. Çok ünlü
kişilerin oynadığı futbol takımında eski başbakanlarımızdan Adnan Menderes
de yer almıştır. İzmir kurtulduktan kısa süre sonra dağılmıştır.
ALTINORDU SPOR KULÜBÜ
1923'te Altay'dan ayrılan bazı futbolcular tarafından kuruldu ve kısa
sürede büyük başarılar kazandı. İzmir'in en başarılı kulüplerinden biri
olan Altınordu, günümüzde yaşadığı bazı sorunlara rağmen Türk futbolunda
çok önemli bir yere sahiptir.
İZMİRSPOR
Türkiye'de futbol ilk defa 1900 yılında İzmir'de başlamıştır. Bu tarihte
ülkemizde kurulan ilk kulüpler ise azınlıkların İzmir'de kurmuş olduğu
Panoinios, Apollon ve Peleops kulüpleridir. Azınlıkların kurduğu bu
takımlar sayesinde futbolla tanışan İzmir halkı 1912 yılında Karşıyaka
Kulübü'nü 1914 yılında da Altay Kulübü'nü kurarak Türk Futbolu'nun
temellerini atmışlardır. Bunun ardından yine azınlıkların kurduğu
Garibaldi ve Maccabi takımlarıyla birlikte kulüp sayısı da hızla artarak,
ülkenin diğer yörelerindeki futbol hareketlerine öncülük edilmiştir.
Türkiye'de futbolun resmi organizasyonu ise 1923 yılında Türkiye Futbol
Federasyonu'nun kurulmasıyla sağlanmıştır. İşte İzmirspor Kulübü'nün
kuruluşu da bu döneme isabet eder.
Bugünki adıyla İzmirspor Kulübü, 1923 yılında Eşrefpaşa semtinin ileri
gelenleri tarafından, muhitin gençlerine yararlı faaliyetler kazandırmak
amacıyla Turuncu-Siyah renklerle ve Altınay Kulübü adıyla kurulur. Bundan
birkaç ay sonra Eşrefpaşa semtinin alt tarafında Altıntaş'ta kurulan
Kırmızı-Siyah renklere sahip Sakarya Kulübü ile Altınay Kulübü zamanla
semt içi sıkı bir rekabete girişirler. İki kardeş ekibin arasındaki bu
tatlı rekabetin gittikçe sertleşmesi üzerine camianın ileri gelenleri
bunları ortak bir çatı altında birleştirmeyi uygun görürler. Yapılan ortak
çalışmalar sonucunda, 28 Kasım 1930 tarihinde, Altınay ve Sakarya
kulüpleri bir çatı altında birleştirilerek İZMİRSPOR kurulur. Bu yeni
takımın renkleri de çekirdeğini oluşturan eski kulüplerden tamamen farklı
olarak MAVİ-BEYAZ 'dır. Oluşturulan bu karma ekip, aynı zamanda iki
camianın bir araya getirilmesinin gücünü de kendisinde toplayarak,
başarılı ve güçlü bir ekip olmuştur.
İzmirspor adıyla yapılan ilk resmi maç ise, 23 Ocak 1931 tarihinde
Alsancak Stadı'nda o zamanın yine bir İzmir ekibi olan Türkspor ile
yapılmış ve bu maç da 5-0 gibi farklı bir sonuçla kazanılmıştır. Daha
sonra İzmirspor takımı, 30 Mayıs 1931 yılında Yunanistan'ın Sakız Adası'na
giderek burada ilk dış temaslarını gerçekleştirir. Burada, adanın güçlü
ekiplerinden Lelaps ve Astrips takımlarıyla bir dizi maçlar yapılır.
Yine aynı yıl 29 Ekim 1931 tarihinde İzmirspor için diğer önemli bir olay
daha gerçekleşecektir. Bu tarihte, Malül Gaziler Kupası'nda Karşıyaka
futbol takımı ile yapılacak olan bir maç için, zamanın Birinci Ordu
Komutanı olan, Fahrettin Altay Paşa, diğer askeri erkan ve yine zamanın
İzmir Valisi Kazım Dirik Paşa da maçı seyretmeye gelirler. Soyunma
odasında futbolculara moral vermek isteyen Fahrettin Altay Paşa, yurt
dışından getirilen Mavi-Beyaz çubuklu formaları görünce, bunların yıllarca
karşısında savaşlar verilen Yunan bayrağına benzediğini düşünmüş ve bu
renklerin acilen değiştirilmesini istemiştir. Bunun üzerine takım, acilen
İzmir (Atatürk) Lisesi' nden getirilen Sarı-Mor formalarla maça çıkmış,
daha sonra da takımın forma renginde küçük bir değişiklik yapılarak
bugünkü renkleri olan LACİVERT-BEYAZ renkler kabul edilmiştir.
Türkiye'de futbolun diğer yörelerde de hızla gelişmeye başlamasıyla, hepsi
birer semt takımları halinde olan İzmir takımlarının diğer illerle rekabet
gücünü arttırmak amacıyla 1937 yılında birleştirilmesi fikri ortaya
atılır. Bu fikir çerçevesinde kulüplerin ileri gelenleri bir araya gelerek
yaptıkları bir dizi çalışmalar sonucunda; İzmirspor ve Göztepe birleşerek
DOĞANSPOR, Altınordu-Altay ve Bucaspor bierleşerek ÜÇOK, Bornovaspor ve
Karşıyaka birleşerek YAMANLAR kulüplerini oluştururlar. Fakat bu birleşme
de çok verimli olmaz ve ekipler kendi kimliklerinde bir türlü feragat
edemedikleri için sezon sonunda birleşme tekrar dağılır. Bu dağılmadan
sonra İzmirspor, kısa bir süre ATEŞSPOR adıyla faaliyetine devam ettiyse
de sonunda bu gün kadar İzmir'imizin adını taşıyan tek ekip olarak
yaşamını sürdürmeyi başarmıştır.
Önceleri mahalli ligler halinde oynanan Türkiye Ligi karşılaşmalarının
Milli Lig haline getirilmesiyle, Türkiye Futbol Ligleri kurulur. Türkiye
Birinci Futbol Ligi tarihinde ilk resmi lig maçı, İzmirspor ile Beykoz
kulüpleri arasında oynanmış ve hakem olarak Osman YEŞEREN tarafından
yönetilmiştir. 21 Şubat 1959 tarihinde oynanan bu tarihi maçta İzmirspor
Beykoz'u 2-1 yenerek Türk futbol ligi tarihine geçer. Ayrıca resmi
liglerdeki atılan ilk gol de yine bu maçta İzmirspor'lu Özcan ALTUĞ
tarafından, Beykoz kalecisi Sıtkı'ya atılan goldür.
İzmirspor futbol takımı, o yıllardan beri yıllarca Türkiye Birinci, İkinci
ve Üçüncü liglerinde mücadeleler vermektedir. Bunların içinde sevinçili ve
üzüntülü çeşitli dönemler geçirmiştir. Türkiye Birini Ligi'nde 9 yıl
mücadele etmiş ve ligde zaman zaman ses getirecek başarılara da imzalar
atabilmiştir.
1946-1948 yılları arasında kulübün bu günki merkez yönetim binası, spor
okulları, halı sahalar ve spor ve düğün salonlarının bulunduğu arazi İzmir
Belediyesi'nden satın alınmıştır. Buraya o yıllarda sadece bir semt sahası
ve kulüp binası yapılabilmiş daha sonra 1973 yılında bugünkü modern
binalar ve tesisler kurulmuştur. Eski idman tesislerinin bulunduğu
yıllardaki adıyla " Talebe Çayırı " denilen bu tesislerden seneler boyunca
Metin Oktay, Tarık Gencay, Seyfi Talay, Samiz Özok, B.Mustafa ve onlar
gibi unutulmaz futbolcular yetişmiştir. Bunlardan Metin Oktay futbolda
bütün Türkiye'nin gururu olmuştur. İzmirspor ve Galatasaray formaları
altında sadece lig maçlarında toplam 217 gol gibi bir rekorun da
sahibidir.
Talebe Çayırı'nın imara açılmasıyla aynı yere çevre halkının Gökdelen
adını verdiği apartman siteleri ve bugünki merkez binalar yapılır. Daha
sonra bu apartmanların önemli bir bölümünün satılmasıyla da 1975 yılında,
bu gün için paha biçilemeyen İnciraltı arazisi satın alınır. Daha sonra
buraya kurulan ve yakın tarihimize kadar bir çok bölümünün yapımı devam
etmiş olan bu arazide bugün, İzmirspor'un tüm ekibiyle konaklama ve kamp
yapabileceği meşhur İnciraltı tesisleri mevcuttur. Bu sayede İzmirspor
kulübü çok sayıda sporcusunu bir arada kampa alabileceği, konaklama ve
beslenme ihtiyaçlarını karşılayabileceği, ayrıca tertemiz bir havada
yeşillikler içinde idman yapabileceği Türkiye'de çok az kulübün sahip
olabildiği bir ayrıcalığa sahiptir. İzmirspor camiası bu sayede,
kulüplerin kendi kamp ve idman tesislerine sahip olması konusunda ülke
çapında da bir ilke imza atmış olmanın haklı gururunu yaşamaktadır. Resmi
anlamda ilk defa 1978 yılında oluşturulan Spor Okulları çatısında, kulübün
Hatay-Bahçelievler ve İnciraltı'ndaki tesislerinde her yıl çeşitli
branşlarda 1700 kadar sporcu eğitim görmektedir. Spor okulları, amatör ve
genç alt yapılar ve profesyonel futbol takımlarındaki bu kadar çok
sayıdaki sporcunun yetiştiği bir kulüp olması İzmirspor'un İzmir ve Türk
Sporu'ndaki yerinin öneminin bir kanıtıdır. Bu amatör ve genç branşlardan
yetişen sporcular özellikle futbol alanında Türkiye'nin dört bir yanındaki
kulüplerde ve milli takımlarda yaygın olarak spor yapmaktadır. Her yıl
transfer dönemlerinde İzmirspor'lu futbolcular; Fenerbahçe , Beşiktaş ve
Galatasaray gibi liglerin kaderini belirleyen takımların ve İzmirspor'daki
sporcu verimliliğinin farkına varan zengin takımların takibindedir.
GÖZTEPE SPOR KULÜBÜ
1925'te Altay'dan ayrılan bazı futbolcular tarafından Göztepe semtinde,
Sarı-Kırmızı renklerle kuruldu. Kazandığı sayısız şampiyonlukların yanı
sıra Avrupa Kupalarında da çok büyük başarılar elde etti. Türk futbolunun
en güçlü kulüplerinden biri olan Göztepe son yıllarda 2. ligden 1. lige
çıkma uğraşı vermektedir.
ÜÇOK SPOR KULÜBÜ
1937'de Altay, Altınordu, Buca kulüplerinin birleşmesiyle oluştu, 2 yıl
sonra kapandı.
DOĞANSPOR KULÜBÜ
1937'de Göztepe, İzmirspor, Egespor kulüplerinin birleşmesiyle oluştu, 2
yıl sonra kapandı.
Derleyen
İbrahim KARABACAK
Konya Hif İl Temsilcisi |